19 Kasım 2013 Salı

Yıkılan Hayaller..

Ekim / 1999    

     Olmaz olsun böyle fark ediş..Olmaz olsun böyle yalan dünya..Hayır, ne istediniz ki küçücük bir çocuğun hayal dünyasından..Neden kirlettiniz ki o güzelim günleri..Şu hayatta iki şeyin farkına varınca yıkıldım..Birincisi arkadaşımın sünnet düğününde halay çekerken teyzemin kulağıma eğilip "seneye de senin büllüğü kesicez.." demesi, ikincisiyse "Amerikan güreşçilerinin" gerçekten dövüşmediğini sadece rol yaptıklarını öğrendiğim gün..Bak yine tüylerim tiken tiken oldu..Sünnet olmuş olmam ilerki yıllarda rakiplerimle eşit şartlarda rekabet etmeme olanak sağlarken bu ikincisi hiç bir boka yaramadı..Hayatımda hep bi eksik, hep kocaman bi kara leke olarak kaldı..

     Aslına bakarsan ben baya geç kaldım Amerikan güreşçilerinin palavradan ibaret olduğunu fark etmekte..Orta okulda falandım..Oturur saatlerce Amerikan güreşi izlerdim..Gözlerimi hiç ayırmadan o koşup koşup ringlerin iplerinden geri seken kocaman adamların birbirleri üzerine atlamalarını, bazen seyircilerin de ringe çıkıp dövüşe katılmalarını, hakemlerin dövülmesini falan heyecanla seyrederdim..İşte belki de hatayı burda yaptım..Bu muhteşem gösteri dünyasının büyüsüne kendimi öyle bi kaptırmışım ki göremedim gerçekleri..Keşke de hiç farketmeseydim ki..Hiç unutmuyorum o günü:

     Bir gün yine annem işteyken ben öğle arası okuldan yemek yemeye diye dışarı çıktım..O gün aslında her gün yaptığım gibi en sevdiğim şeyi yapacak küçük marketten 1.5 milyona ekmek arası salam alacaktım..Param kalmadığı için kola alamayacak ekmek arası salamı paket yaptırıp eve gidecektim..En büyük zevkim buydu biliyor musun..O zaman sigara migara da içmiyoruz, ciğerler hava filtresi gibi mübarek ben koştur koştur evin yolunu tuttum saat 13:30 olmadan azcık daha fazla Amerikan güreşi izleyeyim diye..Eve gelir gelmez televizyonun başına geçtim..Dolaptan almış olduğum asidi kaçmış 2.5 litrelik kola yanımda ben ekmeğimi kemirtirken kapı sesi duyuldu..Nadir de olsa babam öğlenleri eve gelirdi..

- "Oğlum napıyosun sen bu saatte evde, hadi koş okula geç kaldın..?"

+ "Ne geç kalması baba daha yeni geldim" desem de yemedi babam..Ben kendimi o kadar kaptırmışı ki en sevdiğim salamlı ekmekten bile iki ısırık almış bırakmışım..Farketmedim.

- Hadi hadi hadi, oyalanma doğru okula..

+ Tamam baba şu maç bitsin bak şimdi Rush'ın eski düşmanı çıkacak ringe, intikam almak için..

- Oğlum mal mısın, hikaye lan onlar, ne dostu, ne düşmanı, ne intikamı, rol yapıyor adamlar..

+ Hıı hiç de bile.. (sesim titredi, inanmak istemedim, ama babaydı, babalar yalan söylemezdi, bize öyle bi bilgi gelmemişti..)

- Hadi saçma sapan şeyleri izleyeceğine kalk doğru okula..

     Yıkılmıştım, Oktay Çılgın Bediş'i aldattığında, Ruhsar yağmur yağmadığı için gelemediğinde, Kaygısızlardaki Eleman Kültekin'den dayak yediğinde ve hatta yıllar sonra Yaprak Dökümü'ndeki Ferhunde yüzünden Ali Rıza Amca felç kaldığında bile bu kadar üzülmemiştim..Hala inanamıyordum, yıllar yılı hayallerimi süsleyen adamlar birer yalandan ibaretti, o koskoca Cersy'nin kas yığını bir balonmuş söndü..Artık ne ben o eski bendim, ne de dünya eskisi kadar masumdu..Biz büyüdük ve kirlendi dünya..Gözlerim dolu dolu oldu..Hayır ağlamayacaktım aslında ağlamak istedim ama ben yaklaşık 2 dk önce büyümüş kocaman adam olmuştum, artık ağlamayacaktım..Birden "adaletini sikeyim yalan dünya.." deyiverdim..Bende şaşırmıştım, ilk defa böyle bi küfür ediyordum..Ama ufaktan da hoşuma gitmedi değil hani bu durum; ama hala öyle bi şok içindeydim ki o an yılların birikimi olan futbolcu kartlarımı, tasolarımı, bilyelerimi kısacası tüm mal varlığımı arkamda bırakıp evi terkedesim geldi..Sırf babam bulur da döver diye korkumdan gidemedim..Yoksa gözüm karaydı, çeker giderdim..O günden itibaren hayatımda kocaman bi boşluk oluşmuştu..Babam durumu farketti ve yüreği cızladı ki daha fazla üzülmiyim diye tuttu beni "Kırkpınar Yağlı Güreşleri"ne götürdü..Ben başta çok heyecanlanmıştım ama güreşler başlayıp o koca koca adamların ellerini birbirinin götüne doğru soktuğunu görünce çabuk vazgeçtim bu sevdadan..

     Şimdilerde hiç bir olaya şaşırmamam, üzülmemem, odun gibi soğukkanlı olmam da hep o günlerden kalan bi miras bana..Mahura'nın Kalvs'in düşmanı olmadığını, o iplere çıkıp atlamaların, uçmaların, kaçmaların yalan olduğunu öğrenmekten çok ne şaşırtabilirdi ki beni..?

     Aradan bir kaç yıl geçmiş küçük kardeşim büyümüş, ve o seyretmeye başlamıştı bunları..Abilik görevimi yapmak zorundaydım, zamanı gelmişti..Ben önceden uyarayım kardeşimi de bu yalan dünyanın bi parçası olmasın, yıllarca izleyip de sonra hayal kırıklığına uğramasın, acımasız babamın bana yaptığını ben ona henüz yolun başındayken daha insaflı bi şekilde yapayım dedim..Henüz 3. sınıfa giderken aldım karşıma ve:

- Lan gel sana bi şey söylicem..

+ Söyle abi..

- Bu Amerikan güreşi gerçek değil, hepsi tiyatro gibi bi şey, ama sakın üzülme tamam mı..?

+ Abi herhalde biliyorum gerçek olmadığını, salak mı sandın sen beni..?

     Gerçeklerle yüzleşmiş olmam hayatımın bu kara döneminde bir kez daha sarsmıştı beni..Doğru söylüyordu, salak olan bendim..İnandım, sevdim o çılgın adamları yürekten..Hulk Hogan'ı, Kevin Nash'ı, Rey Mysterio'u ve daha nicelerini..Şimdi biri karşıma geçse ve "Hayır, saçmalama, Amerikan güreşleri tabiki de gerçek" dese "Sus, bana yalan söyleme, neden mi? çünkü inanırım" derim..Yok lan şaka şaka "siktir git lan burdan" der, yaramı daha fazla deşmesine müsade etmez, YouTube'dan Andre'nin Piper'i yakasından tutup havaya fırlattığı o inanılmaz bölümü izlerim..


Berkin Akdeniz.

3 yorum:

  1. oha kendimi gördüm amk. :)

    YanıtlaSil
  2. biz de geçtik o yollardan genc

    YanıtlaSil
  3. kardeşinin yorumu bombaymış yalnız adfsfs :)

    YanıtlaSil